
Erdoğan: Plazmadan kritik ilaç üretimiyle dışa bağımlılığı bitireceğiz Posted on 14 Haziran 2026 by Yusuf Arslan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Kızılay Ödülleri Töreni’nde konuştu. Erdoğan, “Ülkemizin en köklü sivil toplum kuruluşu olan Kızılay’ımız bugün 158’inci sene-i devriyesini idrak ediyor. Sözlerimin hemen başında Kızılay’ımızın 158’inci yaş gününün ülkemiz milletimiz, sivil toplum camiamız ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi. “KIZILAY’A DESTEK VEREN TÜRK DOSTLARIMIZDAN ALLAH RAZI OLSUN” Erdoğan ayrıca, şunları söyledi: “Milletimizin vicdan ve merhametinin, inanç ve hamiyetinin sembolü olan hilalin ışığını yeryüzünün dört bir yanına taşıyan gönüllülerimize, hayırseverlerimize, bağışçılarımıza ve Kızılay çalışanlarına şükranlarımı sunuyorum. Kızılay’ımıza canından can katan, kanından kan veren bu müesseseyi iman ve ihya eden tüm vatandaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.” Dünyanın farklı bölgelerinde, kalbi bizimle atan, Kızılay’a yaptığı bağışlarla ahdine, mazisine, geleceğine vahdet ve uhuvvetine sahip çıkan Türk dostlarımızdan Allah razı olsun diyorum. Türk Kızılay’ın kurucuları Doktor Marko Paşa’yı, Doktor Abdullah Bey’i, Kırımlı Aziz Bey’i ve Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa bugün bir kez daha saygıyla yad ediyorum. Bu yapının, küresel bir iyilik ve dayanışma hareketine dönüşmesinde payı olan emeğiyle, çabasıyla, gayretiyle, alın ve fikir teriyle bu kuruluşa katkı sunan fakat artık fani dünyadan ebedi aleme göç etmiş tüm büyüklerimize Cenabıallah’tan rahmet niyaz ediyorum. Kriz ve çatışma bölgelerinde afet ve acil yardım çalışmalarında aziz milletimizin yardım elini mağdurlara, mazlumlara, masumlara uzatırken şehit düşen tüm kardeşlerimizi burada bir kez daha rahmetle anıyoruz. Son olarak birazdan dört ana kategoride ödüllerini tercih edeceğimiz Türk kardeşlerimizin, kurum, kuruluş ve firmalarımızın şahsım ve milletim adına ayrı ayrı tebrik ediyor, başarılarının daim olmasını diliyorum. “TÜRK MİLLETİNİN TARİHİNDE AHLAK, ERDEM VE MERHAMET VARDIR” Tarihin hangi sayfasını açarsanız açın Türk milletinin yer aldığı daima ahlakla, erdemle, şefkat ve merhametle karşılaşırsınız. Dayanışma gibi, paylaşma gibi, iyilik ve hayırda yarışma gibi hasletler bizim milli seçicemizin temel unsurlarıdır, hamurumuzun özü ve mayasıdır. Bunlar, millet olarak insanlığa en güzel örneklerini verdiğimiz mazi, hal ve istikbal hattında asırlar boyunca sancaktarlığını üstlendiğimiz değerlerdir. Bizim beslendiğimiz o mümbit kaynakta ruh köklerimizin uzandığı o bereketli toprakta acıyı dindirmek için, yarayı sarmak için hepsinden öte bir derde deva olmak için kelimeye, cümleye, lügate ihtiyaç duyulmaz. Mazluma ve mağdura dili, dini, mezhebi sorulmaz. İhtiyaç sahibinin ırkına, rengine, meşrebine kim olduğuna bakılmaz. Garibin, yoksulun, yetim ve öksüzün duasını almak, düşenin elinden tutmak, merhum Mehmet Akif’in ifadesiyle hakkı tutup kaldırmak, rıza-i ilahi’den başka hiçbir amaç, hiçbir kaygı taşımaz. Bizim tüm bu hassasiyetlerimiz tarih boyunca kurduğumuz devletlerde olduğu gibi vakıf, dernek ve cemiyetlerimizde de en parlak şekilde tebarüz etmiştir. 11 Haziran 1868’de Osmanlı yaralı ve hasta askerlere yardım cemiyeti adıyla kurulan Türk Kızılay işte bu müesseselerden biridir. “ÇANAKKALE’DEN İSTİKLAL SAVAŞI’NA KIZILAY’IN ROLÜ ÇOK ÖNEMLİDİR” Cephe gerisindeki hastaneleriyle, hasta taşıma servisleriyle donattığı hastane gemileriyle, yetiştirdiği hemşireler ve gönüllü hasta bakıcılarla Türk Kızılayı, 93 harbinden Kıbrıs Barış Harekatı’na kadar milletimizin varoluş mücadelesi verdiği tüm savaşlarda Mehmetçiğin yardımına koşmuştur. Bilhassa Çanakkale Zaferi, Birinci Cihan Harbi ve İstiklal Savaşı’nda Kızılay’ın rolü çok ama çok önemlidir. Kızılay’ımız, Milli Mücadele Dönemi’nde diğer hizmetlerinin yanı sıra cepheye tam