Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) geçtiğimiz günlerde 245 bin kişinin sigortasını iptal etti ve bu durum, milyonlarca insanın “hak gaspı yaşar mıyım?” endişesi taşımalarına yol açtı. Uzmanlar, sahte sigortalılık konusuna dair bilgi veriyor ve vatandaşları bilgilendiriyor. Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, sahte sigortalılığı, “Bir kişinin bir iş yerinde fiilen çalışmadığı halde, kayıtlarda çalışıyormuş gibi gösterilmesi” şeklinde tanımlıyor. Bu durum genellikle şu dört yöntemle gerçekleşiyor:
1. Aile veya arkadaş yardımıyla “hatır için” sigortalı görünmek.
2. Tanınmayan bir iş yerine para ödeyerek sigorta yaptırmak.
3. Gerçekte var olmayan, sadece kağıt üzerinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden kayıt yapmak.
4. İş yerinde hiç çalışmadan, görev tanımı olmaksızın sigortalı listesinde yer almak.
Erdursun, bu tür kayıtların başlangıçta “hizmet dökümü” olarak göründüğünü ancak denetimlerde “fiili çalışma yok” tespit edilirse tüm sürecin geçersiz olabileceğini vurguladı.
E-DEVLET’TE KAYITLARA GÜVENMİYORUM!
Erdursun, çoğu insanın e-Devlet sistemindeki verilere aşırı güven duymasının yaygın bir yanılgı olduğunu belirtiyor ve “sigorta, bildirimle değil, fiili çalışmayla kazanılır” kuralını hatırlatıyor. Sistem üzerinde görünen günlerin, kişinin hukuken güvende olduğu anlamına gelmediğini ifade eden uzman, SGK’nın denetimlerinin genellikle geriye dönük ve yıllar sonra yapıldığını belirtiyor. İncelemelerin tetiklenebileceği bazı sebepler arasında ise şikayetler, vergi ve ticaret sicili uyumsuzlukları, iş yerinin bildirilenden farklı bir adreste bulunması ve gelir elde etmeyen bir iş yerinde fazla sayıda çalışanın gösterilmesi gibi durumlar yer alıyor.
EMEKLİLİK İPTALİ Mİ, SİGORTA İPTALİ Mİ?
Kamuoyunda “emeklilik iptali” olarak bilinen durumun teknik bir süreç olduğuna dikkat çeken Erdursun, sahte olarak belirlenen sigorta dönemlerinin silinmesiyle birlikte emeklilik için gereken prim gün sayısının da bozulduğunu açıklıyor. Bu durumda, temeli sahte olan bir emekli aylığı kesiliyor.
2008 YILI YASASI RİSKİ ARTIRDI
Erdursun, insanların neden sahte sigortalılığa yöneldiği konusunda dikkat çeken bir tespit yaptı. 01.10.2008 tarihindeki yasa değişikliğinin sahte sigortalılığın yaygınlaşmasına yol açtığını belirtti. Bu tarihten önce isteğe bağlı prim ödemelerinin mümkün olduğunu, ancak yeni yasayla bu hakkın ortadan kalktığını ifade etti. 4/A (SSK) statüsünden emekli olmanın 4/B’ye (Bağ-Kur) göre daha avantajlı olduğunu belirten Erdursun, bu avantajı kaybetmek istemeyen ancak fiilen çalışmayan insanların sahte sigortalılığı tercih ettiğini söyledi. “Eğer isteğe bağlı 4/A prim ödeme hakkı yeniden getirilirse, bu sorun çözülür ve ne vatandaş ne de SGK zarar görür” dedi.
SAHTE SİGORTANIN SONUÇLARI AĞIR
Sahte sigortalılığın tespit edilmesi durumunda SGK’nın ağır yaptırımlar uyguladığını belirten Erdursun, sadece günlerin silinmediğini, ayrıca haksız alınan tüm ödemelerin faiziyle geri istendiğini ifade etti. Geri alınabilecek kalemler arasında, bugüne kadar ödenen emekli aylıkları, bayram ikramiyeleri, sağlık, tedavi ve ameliyat masrafları, haksız alınan işsizlik maaşları ve diğer sosyal yardımlar yer alıyor. Bu nedenle, vatandaşların emeklilik hayallerinin kabusa dönüşmemesi için dikkatli olmaları ve sahte sigortalılıkla ilgili riskleri iyi anlamaları gerekiyor.